Gökhan Kopuz / Kopuz Grup Yön. Kurulu Başkanı
Girişimci, yenilikçi ve her zaman başarı hedefleyen, hayatta tecrübe kazanmak için kesinlikle çalışmak gerektiğini her defasında dile getiren, ulaşım, inşaat, tekstil ve gıda sektörlerinde kendine yer edinmiş genç girişimci...
(532) 111 44 66
Küçük Çamlıca Mh. Filiz Sk. Korkmaz Apt. No:6 Daire 1
Gökhan Kopuz Tembel Millet, Suçlu Devlet!

Tembel Millet, Suçlu Devlet!

Yıllardır bulunduğum iş hayatında felsefem her zaman “hızlı reaksiyon al, hata yapsan da çabuk sonuca ulaşırsın” oldu.
Felfesem bu zamana kadar her zaman işe yaradı ufak tefek hataları saymazsak tabi…
Son zamanlar iş yaptırmaya, iş geliştirmeye çalıştığım birçok iş arkadaşı iş erbabı ile çalışmaya çalışmak o kadar zor ki! Çünkü öyle bir çağdayız ki herkes tembel, armut piş ağzıma düş!
Neden Millet Tembel İşte Resmi Kaynaklar ile belgeleri;
Dünya çapında araştırma yapan resmi bir anket firması Dünyanın en tembel milleti araştırmasında Türkler 4. olmuş. Nedense hiç şaşırmadım.Günlük kalori alımı, spor yapma ve televizyon izleme oranları baz alınarak yapılan araştırmanın birincisi Amerikalılar. Buna da şaşırmadım.

Türkler hiç spor yapmayıp bütün günü televizyon izleyerek geçiriyorlarmış. Peki televizyonda en çok ne izliyorlarmış dersiniz? Spor. İşte buna hiç mi hiç şaşırmadım.

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı alışkanlık haline getirmiş toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini kaybetmeye mahkûmdur.” demiş Atatürk…
Son zamanların “Kumar” oyunu iddaa kuyruğunda, üzerindeki lise formasıyla sırada bekleyen liseliler gördüm hatta iddaa bayisinin kurmuş olduğu masalarda derslerine çalışıyormuş gibi hırslıca “kumar” kazanmak için çalıştıklarını gördüm.Mustafa Kemal Türk milleti zekidir çalışkandır demiş…

Ama artık değiliz, sömürü devletlerinin ortalık yerde sömürüldüğünü gördüğüm için isyan etmiyorum bir gün düzelir diye ancak gençlerimizi, neslimizi öyle sömürmüş ki saçma sapan teknolojiler, kumarlar, oyunlar velhasıl değişmişiz! Zeki olabiliriz ama çalışkan değiliz, yatarak para kazanırım hesabını yapıyor milletimiz!
Üretim toplumundan tüketim toplumuna geçtiğimiz ve popüler kültürün dibine dibine vurduğumuzdan beri de çalışkan değiliz. Bugün Acun’un programlarına ve bu tarz programlara milyonlar başvuruyorsa, kumar denen illet  devlet eli ile oynatılıyorsa, bir gecede zengin olma hayali birçok insan için cazip geliyorsa ve en kötüsü de hayallerimiz bu kadar kısırlaştıysa… Tek suçlu Devlet!
Türklerin yüzyıllardır onlarca devlet kurmuş olması ve ortadoğu gibi cadı kazanı bir coğrafyada varlığını sürdürebilmiş olması ne muhteşem bir durum iken bugün gelinen “Türklük” adeta köleliğin teknolojileşmiş hali…
Bu kadar tembelleşen bu milletin sorumlusu kim ?
Emperyalizmin, köleliğin mucidi, bugünkü refahını başka milletlerin kanı üzerine kuran Avrupa milletleri mi, yoksa dünyanın jandarmalığına soyunan Amerika mı? Ya da cinsel zevk peşinde koşmasın diye “kızlarını” sünnet eden sonra da iyi başlık parasına gitsin diye hesaplar yapan o çok sevgili millet mi?
Aslında doğru olan bir şey var Türk Milleti Hakikaten Zeki ve Çalışkandır!
Ama zekâsını çok güzel üç kağıt için kullanır. Bu konuya en güzel örnek internette bir yorumda gizli işte o yorum; “Türk milleti olarak çok zekiyiz ki ben de bu konuda tam bir Türk oluyorum ve arada bir hem çevremdekilere, hem kendime hayran kalabiliyorum… Hepimizde zehir gibi zekâ var ama işte üçkâğıt dışında da kullanabilsek süper olacak.”
Adeta yaşadığımız çağda ki Türk Milletinin özetini çıkarmış yorumu yazan zatı muhterem…
Mesela devlet daireleri, birçoğumuzun uğrak yerleridir ve hep hayali kurarız “keşke memur olsaydım, ohh iş yapma, iki kağıt fotokopi çek, iki onay düğmesine bas, yan gel yat ay sonu tıkır tıkır maaşın yatsın, tatil beldelerinde özel muhitlerin olsun, toplu taşımada indirim al, kar yağdı yat, yağmur sel yaptı yat, resmi ne kadar tatil varsa yıl gelmeden hesabını yap!” falan… var mı be bu ülkede memur olmak gibisi…
Bir devlet dairesinde iş yapmadan oturan memurları ne vaziyette bulursunuz sizce? Ben sıralayım…
Sıkışık vaziyette masalar adeta oraya fazladan konulmuş hissiyatı oluşturan oda içinde oturan bir oda dolusu insan, çoğu çay-kahve, muhabbet içindedir.
Memurlar, yaşamsal fonksiyonlarını yavaş yavaş yitirmeye başlamış olan kişilerdir. Saldırganlık, tersleme, sorduğunuz soruları yanıtlamak sanki görevi değilmiş gibi sıkılgan tavırlar sergilerler. Ülkemizde çoğu oturduğu yerden para kazanmasına rağmen hala somurtan ve mutsuz insan güruhudur.
İnternette bir blog da memurlar ile ilgili bir hatırasını paylaşmış vatandaşımızın biri, inanın okuduğumda adeta keşke ya imkânım olsa da memur olsam dedim…
İşte o yorum, “Uludağ Üniversitesi’nde yaklaşık 8-9 hanım memurun çekirdek çitleyerek kahkahalar eşliğinde hiç bir iş yapmadan takıldığını gördüm.”
Bu yazıdan sonra bir daha (torpilim olmadığı sürece)“devlet memuru olamayacağım” ama memur olanlar bunu okuduktan sonra ne diyecekler merak içindeyim…
Diyorum ya Tembel Millet, Suçlu Devlet!

Ama hakkını yemeyelim bizim milletimiz, ya zora gelince ya da işine gelince çalışkandır, geri kalan tüm zamanlarda yatar…

Yorumlar Kapalı.