Gökhan Kopuz / Kopuz Grup Yön. Kurulu Başkanı
Girişimci, yenilikçi ve her zaman başarı hedefleyen, hayatta tecrübe kazanmak için kesinlikle çalışmak gerektiğini her defasında dile getiren, ulaşım, inşaat, tekstil ve gıda sektörlerinde kendine yer edinmiş genç girişimci...
(532) 111 44 66
Küçük Çamlıca Mh. Filiz Sk. Korkmaz Apt. No:6 Daire 1
Gökhan Kopuz Hadi Köyümüze Geri Dönelim

Hadi Köyümüze Geri Dönelim

Aslına bakılırsa bu başlık için çok düşündüm, “hadi köyümüze geri dönelim” derken “özümüze” demek istedim.
OrtaAsya’dan başlayan göç sevdamız halen dinmedi. Tam bin yıldır şehirlere göç ediyoruz. Selçuluklu, Osmanlı ile devam eden süreçte insanlar doğru topraklara yerleşleştirilmek için uğraşıldı. Osmanlı’nın 600 yıl hüküm sürdüğü ve çil çil kubbelerle medeniyet inşa ettiği o güzelim beldeler göçlerle ve iskan politikalarıyla inşa edildi.
Önceleri hayat, köylerde idi. Taşra diye bir tabir vardı, taşra edebiyatı. Modernleşme dedikleri sürecin başlaması ile her şey tersine döndü. 1928 yılında yapılan nüfus sayımlarına göre insanların %75’i köylerde yaşamakta idi.
İnsanları modernleşme süreçlerinde eğitim ve algı yönetimleri ile şehirlere sevk etmeye, yönlendirmeye başladılar. Ve bu bir zamandan sonra siyasi söylem haline gelmeye başladı. Köy enstitüleri ile köylünün kapısını çaldılar, filmler ile algıya oynadılar. Tek bir söylem vardı “Tarımla, hayvancılıkla gelişme olmaz. Modernleşelim, makineyi kullanalım sanayileşelim ve şehirlere yerleşelim.”
1960’lı yıllara gelindiğinde yapılan çalışmalar meyvesini vermeye başladı. İnsanlar köyünü, sevdiklerini geride bırakıp şehirlere göçe başladılar. Artık saban, orak, at ve eşek emekliye ayrılmıştı.
Göç edilen yerlerdeki verimli araziler üzerine sanayi tesisleri kuruldu, insanlar inşa edilen sanayi çevrelerine kümelendi. Yol, su, elektrik ile artık şehir oldular. Değerlenir buralar dediler her yere gecekondular diktiler. Sessizlik, temiz hava içinde sükunet ile toprakla uğraşan insan, huzur içinde organik üretim yapıp kendi hallerinde yaşayıp giderken bir anda bir kargaşanın içinde buldu kendini. Kapitalist sisteme göre daha çok çalışmalı, biriktirmeli, üretmeliydi. Makinenin çarkları arasında ezilip giderken insanoğlu ilk başlarda anlayamadı neler kaybettiğini. Ve yıl 2000. Köylü nüfusu %35 iken 2017 sayımlarına baktığımızda köylü oranımız sadece %7.
Peki ne oldu.? Sanayileşmenin vaatleri, tarımla, hayvancılıkla olmaz diyen zihniyet; modernleşme ile insanların ağızlarına bal çaldı. Yapılan vaatler ile insanları hayalleri satın alındı. Ve maalesef bunlara karşılık o yeşil alanların, meraların, hayvanların, doğallığın ve korunmuşluğun peşinden bakakalmak zorunda kaldı.
Gelelim mutlu sona, şehirlerde mutlu mu oldu insanoğlu. Hızla yükselen şehirlerde fazladan bir metrelik yer bile kalmadı. Otomobillerle dolaşılmayacak kadar daraldı yollar. Trafikte gıdım gıdım ilerlemek azaba dönüştü. Ama şehre göç etmiş o zihinler kimseye anlatamadılar dertlerini. Ne diyebilirlerdi ki. “Ben artık bu düzeni kaldıramıyorum, beni önceki halime döndürün” dese kim dinlerdi ki onu veya kime anlatabilirdi derdini.
Soruyorum size topraktan yaratılan ve yaratılmışların en şereflisi olan insanı topraktan ayrı düşünmek mümkün mü?
Şimdi ise tersine döndü hayat. Seneler geçti, şehrin verdiği fiziki yıkım ve yorgunluktan bunalan insanlar için köy hayatı bir yaşam tarzı oldu, bir umut oldu. Artık plazalardaki koltuklarını bırakıp taşraya göçe başlayan insanları hikayelerini işitir olduk. Herşeyi geride bırakıp köye yerleşecek kadar cesareti olmayanların imdadına da hobi bahçeleri yetişir oldu.
Beni bu konuda araştırmaya teşvik eden Ekşioğlu’nun Sarıcakaya mevkiinde kurduğu devasa 1040 dönümlük tarım arazisi. Çekimler için gittiğimiz bu tarım arazisinde binlerce meyve ağacı ve tarım ürünleri yetiştiriliyor. Üretimde hiçbir surette kimyasal girdi kullanılmadan sertifikalı tarımsal üretim yapılıyor. Bu yatırım bende bir heyecana sebep oldu. Yatırım yapacak bütün girişimcilere bu sistemi incelemelerini tavsiye ediyor ve bütün arkadaşlarıma sesleniyorum “hadi köyümüze geri dönelim!”

1 Yorum

  1. Veli Erkan
    18 Ağustos 2018 de 11:32 · Cevapla

    Guzel bir yazi kaleme almissin
    Eline sağlık