Gökhan Kopuz / Kopuz Grup Yön. Kurulu Başkanı
Girişimci, yenilikçi ve her zaman başarı hedefleyen, hayatta tecrübe kazanmak için kesinlikle çalışmak gerektiğini her defasında dile getiren, ulaşım, inşaat, tekstil ve gıda sektörlerinde kendine yer edinmiş genç girişimci...
(532) 111 44 66
Küçük Çamlıca Mh. Filiz Sk. Korkmaz Apt. No:6 Daire 1

Blog.

Araçlarda Kış Bakımı ve Önemi

Kasım ayına girmemiz ile beraber güzel havalar yerini rüzgârlı ve serin sonbahar havasına bıraktı. Artık soğuk, bol yağışlı, sisli ve hatta karlı havalar kapımızda. Kış mevsiminin zorlu şartları ile yüz yüze gelmemize henüz biraz daha vakit varken, sürücülerin kışa hazırlıklı olarak girmesi hem sürücünün kendi menfaati hem de diğer sürücülerin güvenliği açısından oldukça önemlidir.
Kış bakımı her kışa girişte arabanıza yapacağınız bakımdır. Bu bakım kış aylarındaki kötü hava şartlarında size sürüş esnasında güvenlik ve konfor sağlar. Çok yüksek olmayan bir maliyetle altından kalkabileceğiniz kış bakımı kışa girerken yapılmayıp aksatıldığında maalesef ki çok daha büyük masraflara neden olur. Birçok araç sahibi ise bu durumdan habersizdir ve aracının kış bakımı için beş yüz lirayı kesinlikle geçmeyecek bir meblağı ödemeyi aksatıp motor, akü veya fren sisteminde meydana gelen arızalara beş bin lirayı bulan çok daha yüklü faturaları ödemek zorunda kalırlar. Oysaki uzmanlar kış bakımı yapılmamış araçların performansının düştüğünü ve yakıt sarfiyatının arttığını belirtiyor ve bakımsız araçların çok daha büyük masraflar açacağının altını çizerek sürücülerin özellikle bu aylarda araçlarını kış mevsimine hazırlamaları için uyarıyor.

Aracın kış bakımının yapılması sürüş güvenliğinin yanı sıra sürücüye konforlu bir araç kullanım deneyimi sunar. Kış şartlarında sıcaklık değerlerinin eksiye düşmesiyle beraber çalışmakta zorlanan bir motor ve aracı ısıtmayan bir klima sistemi sürücü için araç kullanma keyfini bir işkenceye dönüştürebilir.  Bu durumların önüne geçmek için sürücülerin araçlarının ihtiyacı olan kış bakımını aksatmadan yaptırmaları oldukça mühimdir.

Peki, bir arabanın kışlık bakımları nasıl yapılmalıdır? Nereden başlanmalıdır?

Kış bakımı bir aracın tüm aksamlarının elden geçmesi anlamına gelir. Ancak biz aracımızın kış bakımını yapmaya motordan başlayalım. Kışa girerken en dikkat etmemiz gereken konu motorun soğutma suyuna yeterli miktarda antifriz koyarak donmasını engellemektir. Soğutma suyuna %35 ila %50 civarında antifriz eklenmelidir. Bu oran aracın kullandığı ile göre değişir. Araç sahiplerinin bu konuda sık yaptığı bir hata motorun soğutma suyuna belirli miktarda antifriz eklemek yerine antifrizi su ile karıştırmadan %100 oranında eklemektir. Bu durum, antifrizden beklenen performansın sergilemesini engeller. Antifriz su ile karıştırılmadığında -10 C°de donarken su ile karıştırıldığında donma derecesi -30’un da üzerine çıkar. Bu konuda yapılan bir diğer hata ise motorun soğutma suyunu haddinden fazla koymaktır. Soğutma suyu araçta belirlenen max. seviyesine kadar eklenmelidir. Bu seviye aşıldığında motor sıcaklığı dolayısıyla soğutma suyu genleşir ve kapaktan sızma yaparak eklenen fazla suyu dışarı atar. Bu sırada contaları zorlar ve ileriki zamanlarda contanın sızdırma yapmasına ve istenmeyen sonuçlara neden olur.

Motor bakımı esnasında kontrol edilmesi gereken bir diğer kısım v kayışıdır. Yaz aylarında sıcağın da etkisiyle gevşeyen v kayışı, kış aylarında gerginleştirilmelidir. Eğer gerginleştirme imkânınız yoksa v kayışını değiştirmelisiniz.

Araçların yol tutuşunu etkileyen bir diğer unsur olan araç lastikleri de kış bakımının önemli parçalarındandır. Kasım ayı itibariyle kış lastiklerinin araçlara takılması hayati önem taşımaktadır. Sürücüler kış lastiklerini taktıktan sonra lastiklerinin havasını kontrol etmeli ve yaz sıcaklığı sebebiyle genleşen havanın kış aylarında bu genleşmesini yitirmesi sebebiyle lastiklerine hava basmalıdırlar. Basılan havanın fazla olması da lastiklerin yol tutuş performansını etkileyeceğinden verilen havanın gereğinden fazla olmamasına da dikkat edilmelidir. Kış lastiklerinin ideal diş derinliğine sahip olup olmadığı da kontrol edilmeli, eğer değil ise yeni lastikler edinilmelidir. Sürücülerin kış lastiklerini dört seneden uzun süre kullanması durumunda lastiklerin özelliklerini yitirerek sürücünün güvenliğini tehlikeye sokması sebebiyle dört seneden daha eski lastikler de yenileri ile değiştirilmelidir. Karlı yahut buzlu yollarda araçlarda zincir de bulunmalı ve zincirin sağlamlığı kış bakımı dahilinde kontrol edilmelidir.

Mevsim itibariyle yağışlı ve karlı havalar beraberinde de görüş mesafesini azaltan yoğun sis, aracın fren sisteminin bakımının düzenli yapılmış olmasının önemini arttırıyor. Dolayısıyla da aracınızın kış bakımı yapılırken frenlerinizin bakımını aksatmamanız oldukça önem taşıyor. Eğer sürüş esnasında fren aksamından ses geliyorsa ya da frenleme esnasında sorunlar yaşıyorsanız bir an önce aracınızın yetkili servisi ile görüşüp fren aksamınıza ayrıntılı olarak bakım yapmasını istemelisiniz. Fren hidroliği, balatalar, fren hortumları, el freni ve diğer aksamların işlerliğinin kontrol edilmesi gerekli olabilir. Bu bakımın yanı sıra aracınızı karlı ve buzlu zeminlerde kullanıyorsanız ani ve keskin frenlemeler yerine fren pedalına yavaş yavaş basarak aracın hızını azaltıp sonrasında park etmek daha akıllıca olacaktır. Aynı zamanda karlı ve buzlu düşük bir hızda seyretmeli ve takip mesafesini arttırmalısınız.

Görüş mesafesine etki eden bir unsur da araç farlarıdır. Kış bakımı dahilinde farların temizliği ve kontrolleri yapılmalıdır. Stop lambaları ve sinyaller kontrol edilmelidir. Bir aksaklık var ise düzeltilmeli ve elektrik aksamları yetkili servise kontrol ettirilmelidir.

Soğuk havalarda nem oranının artmasının da etkisiyle aracın elektrik aksamında yaşanan sıkıntılar aracın çalışmasını engelleyebilir. Kış bakımı dâhilinde aracın elektrik aksamının da elden geçirilmesi gerekir. Kış aylarında araçlarda artan elektrik sarfiyatıyla beraber eski bir akü sizi yarı yolda bırakabilir. Akünüzü kutup başları ve asit oranlarını kontrol etmelisiniz. Akünüzün bakımı esnasında akü kutup başlarına gres veya vazelin yağı sürebilirsiniz. Aracınızın marj ve şarj dinamosunun kontrollerini yaptırmalısınız. Ayrıca aracınızın yetkili servisinde akü yoğunluğunuzu ayarlatmalısınız. Kışın akünüzün donmaması için tam şarj etmelisiniz. Uzun zaman park halindeki araçlar en azından her hafta yarım saat süreyle çalıştırılmalıdır. Akünüzü faal tutmanız ve düzenli bakımını yapmanız, kış şartlarında aracınızı sorunsuz bir şekilde çalıştırmanızı sağlar.

Yağışlı havalarda aracınızdaki en büyük yardımcınız olan sileceklerinizin bakımını yapmayı da unutmayın. Araç camlarınızın silecek lastiklerinde aşınma olmuş ise ön ve arka sileceklerin lastiklerini yenileri ile değiştirmelisiniz. Silecek suyunuza donmayı engelleyen antifrizli cam suyu koymalısınız. Araç camlarının buğulanmasını ve buzlanmasını önleyen rezistansınızın bakımını bir yetkili servise yaptırmalısınız. Eğer aracınızda rezistans ile alakalı bir sıkıntınız varsa yaz mevsiminde bunu fark edemeyebilirsiniz ve yağışlı havalarda araç camlarının da kapalı olması sebebiyle buğulanma problemi yaşayabilirsiniz. Trafikte görüşünüzü engelleyen bu sorun önlenmediği takdirde başınızı daha çok ağrıtabilir. Ayrıca aracınızın bagajında kaliteli bir buz çözücü sprey bulundurur ve akşamdan silecekler ve camların alt kısımlarına uygularsanız, sileceklerinizin sabah buzlanmamış ve lastiklerinin de donmadan dolayı zarar görmemiş olduğunu fark edeceksiniz.
Soğuk havalarda aracınızın içerisinde üşümemek için aracınızın klimasını ve kaloriferini kontrol ettirmelisiniz. Klimalar konumu ve görevi itibariyle kolayca küf ve mantar oluşumu olabilecek yerlerdir. Kış bakımı yapılmadığı takdirde araç camlarının da sürekli kapalı tutulması ile bu küf ve mantarlar doğrudan soluyacağınız havayla temas edecek ve çeşitli sağlık sorunlarına neden olacaktır. Bu sebepten polen filtresi düzenli olarak değiştirilmelidir. Ayrıca klimaların düzenli kullanılmaması sonucu klimalarda gaz kaçağı olmaktadır. Yetkili servisinize başvurarak hem gaz kaçağı olan noktayı tespit edip onarımını sağlar hem de gaz ilave ederek klimanızın bakımının yapılmasını sağlayabilirsiniz. Klimanızın bakımınızı düzenli yaptırmanız sağlığınızı korumanıza yardımcı olduğu gibi uzun vadede klima tamirinin size mal olacağı yüklü faturadan kurtarır.

Araçların kış bakımlarının düzenli yapılması, sürücülerin seyir halindeyken sürüş konforunu ve güvenliğini oldukça arttıran bir etkendir. Sisli ve yağmurlu havalarda görüş mesafesinin kısalması, yoğun yağış ile fren mesafesinin uzaması ve karlı havalarda araçların yol tutuşunun azalması kış aylarında en çok kazaya sebebiyet veren durumlardır. Sürücülerin araçlarına yaptıracakları ayrıntılı bir kış bakımıyla büyük kazalara sebebiyet verebilecek olan hava şartlarının üstesinden gelebilecek ve hem kendi araçlarının hem de trafikte bulunan diğer insanların güvenliğini tehlikeye atmamış olacaklardır.

Ticarette Milli Para Kullanmanın Önemi

İnsanoğlunun en ilginç icatlarından olan para, ilk kullanıtlsimge2ldığı tarihten günümüze dek hayatımızda ciddi bir önem arz etmiştir.

Adeta hayatımızı sürdürebilmemiz için gereken en temel araçtır. Bu araca sahip olmak ülkeler için avantajlı bir konum sağlar. Kendi parasına sahip olan bir ülke kendi ekonomisini de oluşturmuş olur. Ülke ekonomisinin güçlü olması ve o ülkenin parasının kazanmış olduğu değer, o ülkeyi diğer ülkeler nezdinde de o denli güçlü kılar. Ekonomisi güçlü olan ülke, diğer ülkeler üzerinde söz sahibidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi parası olan Türk Lirası da hak ettiği değeri görmeli ve güçlü ekonomisiyle diğer ülkeler üzerinde söz sahibi olmalıdır. Bu bağlamda ülke vatandaşlarının kendi paralarına itimat etmesi ve ticari işlerinde kendi paralarını kullanmaları gerekir. Zira ülke vatandaşlarının kullanmayı tercih etmediği bir para birimi yabancı yatırımcılar tarafından da güvenilir bulunmayarak göz ardı edilir. Bu durum ülke ekonomisine ciddi zarar verir.

Şu anki piyasanın durumuna bakacak olursak, dolar ve euro üzerindeki dalgalanma Türkiye piyasasındaki yatırımcının güvenini sarsabilir. Bu durumun temeli ise ABD’nin 2008’de yaşadığı mali krize dayanıyor. FED (Federal Reserve) olarak da bilinen Amerikan merkez bankasının mortgage kredilerinin geri ödemesini alamayıp krizin eşiğine büyük bankaları kurtarma amacıyla yaptığı 700 milyar dolarlık yardım paketi ülke ekonomisini oldukça derinden sarstı. Sonrasında ise merkez bankası ellerinden çıkardıkları yüklü miktarda doları geri kazanmak için ise kademeli olarak faizleri arttırma yoluna gitti. Faiz yoluyla kaybedilen dolarları piyasadan geri kazanma süreci ise ülkeye büyümenin yavaşlaması ve yatırımların hız kaybetmesi olarak yansıdı.  Amerika Birleşik Devletleri’nin yaşadığı bu maddi sorun kısa zamanda Avrupa ülkelerine ve de Türkiye’ye yansıdı.

Türkiye ekonomisini de etkileyen bu kriz, dolara güven olmayacağının ve yatırım amaçlı olarak kullanmanın dahi riskli bir seçim olduğunu herkese gösterdi. Aynı şekilde euro da bu durumdan nasibini aldı ve ülkeler kendi milli paralarını daha aktif olarak kullanmayı seçti. Türkiye’nin resmi para birimi olan Türk lirası da doların ve euronun güven vermeyen dalgalanmasından uzaklığı ile Türk halkının güvenini kazandı. Türk halkı lirayı ticarette daha aktif kullanarak ekonomik canlılığa destek vermekte ve ekonominin canlanmasında bu döngü önem sahibi olmaktadır. Farklı ülkelerin parasına değil, Türkiye’nin kendi milli parasına verilen bu önem ekonomimizin güçlenmesine destek olmaktır. Kopuz Grup olarak biz de Türk ekonomisine destek vermek amaçlı olarak ticari ilişkilerimizde sadece Türk lirası kullanmaya özel bir hassasiyet gösteriyor, Türk ekonomisine destek sağlıyoruz.

Kopuz Grup olarak Türk lirası kullanmamızın müşterilerimiz açısından da pozitif etkilerinin mevcut olduğunu öngörüyoruz. Müşterilerimiz Türk ekonomisine katkı sağlamış olmakla birlikte, dolar ve eurodaki sürekli dalgalanmadan doğrudan etkilenmeyeceklerdir. Maddi krizlerin ve ekonomik sıkıntıların dünya genelini etkilediği şu dönemde stabilitenin özellikle ticaret alanında kazanılmasının zorluğunu biliyor ve müşterilerimize bu anlamda güven sağlamaya değer veriyoruz.

Otomobilde ithal, ticari araçta yerli tercih ediyoruz…

AA’nın Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, Ocak-Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,02 gerileyerek 568 bin 906 oldu. Yılın 8 ayında satılan araçların yüzde 68,97’sini (392 bin 391) ithal, yüzde 31,03’ünü (176 bin 515) yerli üretimler oluşturdu. Firma bazında toplamda, Volkswagen 79 bin 553 adetle birinci,Renault 72 bin 521 ile ikinci, Ford ise 64 bin 962 ile üçüncü sırada.

Ocak-Ağustos döneminde, 438 bin 25 otomobil satılırken, bunların 330 bin 302’sini ithal, 107 bin 723’ünü ise yerli araçlar oluşturdu. İthal otomobillerin satışı yüzde 75,41’lik payla yerli üretimlerin üç katını aştı.

Otomobil satışında, firma bazında toplamda Renault 64 bin 619 adetle birinci, Volkswagen 59 bin 398 ile ikinci, Opel 31 bin 669 ile üçüncü sırada yer aldı.

Yerli otomobil satışlarında da 38 bin 666 adet ile Renault liderliğini korudu. Renault’yu 27 bin 225 ile Fiat ve 19 bin 547 ile Toyota takip etti. İthallerde ise Volkswagen 59 bin 398, Opel 31 bin 669 ve Renault 25 bin 953 adet ile ilk üç sırada.

Yılın ilk 8 ayında, 130 bin 881’i bulan hafif ticari araç pazarının 62 bin 89’u ithalatla karşılanırken, 68 bin 792’si yerli araçlardan oluştu. Böylece yerli hafif ticari araçların satışı yüzde 52,56’lık payla ithal araçları geride bıraktı.

Kaynak: AA