Gökhan Kopuz / Kopuz Grup Yön. Kurulu Başkanı
Girişimci, yenilikçi ve her zaman başarı hedefleyen, hayatta tecrübe kazanmak için kesinlikle çalışmak gerektiğini her defasında dile getiren, ulaşım, inşaat, tekstil ve gıda sektörlerinde kendine yer edinmiş genç girişimci...
(532) 111 44 66
Küçük Çamlıca Mh. Filiz Sk. Korkmaz Apt. No:6 Daire 1

Blog.

İnternetin Hayatımızdaki Önemi

İnternetin hayatımızdaki yeri yadsınamayacak kadar önemlidir. Bugün interneti eğitimi için veya yaşamını idame ettirebilmek gibi sebepler ile kullanmayan sıradan insanlar için bile internet artık vazgeçilemez bir teknoloji olarak nitelendirilebilir. İnternet neden bu kadar popüler hale geldi ve insan hayatında neden bu kadar büyük bir öneme sahip?

İkinci Dünya Savaşı sona erdiğinde dünya üzerinde iki büyük güç ortaya çıkmıştı. Bunlar Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) yani bugünkü adı ile Rusya idi. Savaşın ardından dünya iki kutup halinde büyük bir silahlanma yarışına girmişti. Özellikle ABD’ nin Japon şehirlerinden Hiroşima ve Nagazsaki’ yi yerle bir eden “Little Boy” ve “Fat Man” isimli atom bombalarını geliştirmek ile kalmayıp kullanması ile dünya nükleer anlamda da ciddi bir silahlanma yarışına girmiştir. Bu süreçte ABD, olası bir nükleer saldırı esnasında iletişim ağını koruyabilmek ve askeri üsler ile diğer askeri noktaların iletişimini sürdürebilmek adına ARPANET adı verilen bir projeyi yürürlüğe koydu. Önceleri askeri amaçlar ile kurulan ve bölgesel olarak iletişime izin veren ARPANET, daha sonra Avrupa’ ya geçti ve artık internet askeri amaçlar dışında da kullanılmaya başlandı. İlk zamanlarda e-mail ile haberleşme ve dosya gönderme özellikleri taşıyan internet günden güne gelişmiş ve bugün artık hayatın bir parçası haline gelmiştir.

Bugün internet sadece iletişim aracı olarak kullanılmamaktadır. İnternet, çalışma koşullarını, alış veriş alışkanlıklarını, sosyal ilişkileri, eğitim ve sağlık sektörlerini çok farklı bir noktaya getirmiş durumdadır. Örneğin bugün internet ile bir birey uzak bir coğrafyada yaşayan bir tanıdığı ile internet aracılığı ile rahatlıkla görüşebilmektedir Aynı şekilde bir kişi istediği her hangi bir ürünü internet üzerinden beğenerek satın alabilmekte, hatta bu ürünü kendisi de çeşitli uygulamalar aracılığı ile satabilmektedir. İnternetin gelişimi bilgiye ulaşmayı çok kolay bir noktaya getirdiği gibi eğitim sektöründe de köklü değişikliklere neden olmuştur. Bugün artık eğitim kurumları ön lisans, lisans veya lisansüstü anlamda çok sayıda uzaktan eğitim programını bünyelerine dahil etmiş durumdadır. İnternet sağlık hizmetleri açısından da vazgeçilemez bir noktaya gelmiştir. Önceleri yine askeri amaçlar ile geliştirilen tele-tıp veya tele-sağlık uygulamaları günümüzde halka inmiştir. Örneğin İngiltere’ de kurulan ve “Push Doctor” ismi verilen bir uygulama ile kişiler cüzi miktarlarda ödemeler yaparak online olarak bir hekim ile görüşebilmekte, hekimler hastalara tanı koyabilmekte ve ilaç yazabilmektedirler. Aynı şekilde hekimler çözüm bulamadıkları hastaların sevk işlemlerini de online olarak çok kısa bir sürede gerçekleştirebilmektedir.

Her ne kadar eğitimin insan hayatını kolaylaştırdığı bir gerçek olsa da bazı araştırmalara göre internet kişilerin sosyal ilişkilerini bozabilmekte, çeşitli bağımlılıklara yol açabilmekte, insanların dolandırıcılığa kurban gitmesine sebep olabilmektedir. Aynı şekilde internetin kullanım yaşının çok aşağılara inmesi ile beraber çocuk gelişimi açısından olumsuzluklara sebep olabilmektedir.

Milli Paraya Destek Zamanı…

Devletler için milli para devletin itibarını, kudretini ve geçmişini simgeleyen bir araçtır. İcadından bu yana hayatın son derece önemli bir parçası olmuş, kendi parasına sahip olan devletler her zaman çok daha güçlü bir ekonomiye sahip bir şekilde ayakta durmuştur. Bir ülke ekonomisinin diğer ülkelere göre gücü ve kudreti parasının sahip olduğu değerle ölçülmektedir. Güçlü bir ekonomisi olan ülke ise her zaman söz sahibidir. Bu durumda ülke halkının ticari yaşamda kendi parasını kullanması çok önemlidir.

Türk ekonomisine destek vermek ve döviz karşısında Türk lirası değerini korumak için aslında ticarette milli para kullanmak bir görevdir. Kendi parasını kullanmayan bir ülkenin yabancı yatırımcılar tarafından güvenilir bulunması sadece hayaldir. Sonuçta ülke ekonomi ve yatırım sektörü zarar görür. Kendi paraları ile ticaret yapan ülkeler parasının değerine değer katmakta, diğer ülkelere nazaran daha güçlü bir ekonomik yapıya sahip olmaktadır.

Milli Para Kullanımının Önemi

Ticarette döviz yerine milli paranın tercih edilmesi çok önemlidir. 2008 krizi ABD’nin ciddi anlamda bir mali kriz yaşamasına neden olmuştu. Bankalar kaybettikleri paraları geri kazanmak için faizleri yükseltmiş, bu süreç ülkeyi ekonomi bakımından yavaşlatarak büyüme hızında gerilemeye neden olmuştu. Bu durum başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Türkiye’yi de etkilemiş, dolara olan güveni sarsarak Türk Lirasına olan güveni tazelemişti. Bu süreçte ticarette dolar yerine milli paranın kullanılması Türk ekonomisinin güçlenmesine destek oldu. İhracat verilerinden de anlaşıldığı üzere, Türk lirası kullanımı güven vermeyen döviz dalgalanmalarından uzak ve ülke ekonomisine her zaman pozitif etkileri olan bir durumdur.

Dış Ticarette Milli Para Kullanımı

Cumhurbaşkanının dış ticarette milli para kullanımı çağrısına verilen destekle Türkiye Merkez Bankası ile Çin Merkez Bankası arasında ilk para takası 30 Kasım 2016’da gerçekleşti. Bu çağrıdan sonra birçok firma ticarette Türk lirasına döndü ve Türkiye birçok sektörde ekonomik gücünü arttırdı. Türk lirasının değere kaybetmesi demek enflasyon gibi ekonomik sorunların başlaması demektir. Bu durum yabancı ülke mallarına rağbet demek olduğundan yerli üretimin azalması ve sonuçta da işsizliğin artması demektir. Piyasaların durgunlaşması, cari açığın artması ve yerli mal tüketiminin azalması geçmişte yaşanan örneklerinde de görüldüğü gibi ülkeyi ekonomik ve siyasi bakımdan zayıf düşürür. Bu nedenle Türk Lirası kullanımına önem verilmeli, Türk Lirasının döviz karşısında değer kaybetmesinin önüne geçilmelidir. Bu da başta dış ticaret olmak üzere her alanda Türk Lirası kullanımı ile gerçekleşir.

Tür Lirası kullanımının hızla yaygınlaştığı günümüzde milli para ile yapılan ticaret meyvelerini vermeye başlamış, dolar karşısında eritilmeye çalışılan Türk Lirası yaşadığı bunalıma rağmen değerini koruyarak ülke ekonomisinin dimdik ayakta kalmasını sağlamıştır. Çin, Rusya, Azerbaycan ve İran gibi ülkelerle milli paralarla ticarete başlamak için adım atan Türkiye, dünyada milli para kullanımı konusunda liderlik yaparak Türk Lirasının tercih edilmesi konusunda halkın bilinçlenmesi gerektiği bir sürece girmiştir.

Doların gücünün dış ticarette en çok kullanılan para olduğundan geldiği unutulmamalı, vatandaşlık görevi olarak Türk lirası kullanımına gerekli hassasiyet göstermelidir.

 

 

 

 

 

 

Eğitim Sektöründe Kalite Nasıl Artar?

Eğitim sektöründe kalite nasıl artar? sorusunun spesifik bir cevabı yoktur aslında. Kalite dediğin şeyi rakamla ölçemediğin gibi işin içine eğitim girince iş biraz daha karmaşık bir hal alabilmektedir. Örneğin eğitim sektöründe çalışan insan sayısının fazla olması olumlu bir şey olsa dahi arasında her zaman bir korelasyon olmayabilir.

Fiziki olanaklar da bu konuda verilebilecek örnektir. Fiziki olanakların fazla olması eğitim kalitesini olumlu yönde etkilese de bu olanakların doğru şekillerde kullanıp kullanılmaması öğrencilerin, öğretmenlerin bu konudaki düşünceleri de bu konuda önemlidir. Ama bu soruya verilebilecek en güzel yanıt eğitim sektöründe çalışan insanların kalitesini artırmak olarak verilebilir. Fiziksel olanaklar kısıtlı dahi olsa öğrencilerini önemseyen bilgi yüklü ve bunları öğrencilerine aktarmaya çalışan bir öğretmen eğitim kalitesini artırma yolunda en önemli ve yerinde adım olabilir. Bunun yolu da öğretmen yetiştiren üniversitelerden geçiyor. Bir lisans eğitiminden çok öğretmenlik eğitimi verilmesi gerekiyor. Yani öğretmenlik sıradan bir iş değil geleceği belirleyen kişilerdir onlar. Bu yüzden üniversiteler ilk olarak bu bilinci onlara aşılamalıdır. Daha sonra ise bilgi temeli yüksek olan öğretmenler yetiştirmelidir. Bir tarih öğretmeninin Osmanlı’nın kuruluş zamanını bilmediği ya da bir coğrafya öğretmeninin Van’ın nerede olduğunu bilmemesi kabul edilemez. Daha sonra ise öğrencilerle ilişkilerinin ne kadar önemli olduğu öğretilmeli. Bir neslin okuldan soğuması okulu sevmesinin hep kendi ellerinde olduğunu asla unutmamalılar. Dünyaca ünlü fizikçi olabilecek birinin okuldan soğuduğu için esnaf olmasını hiç kimse istemez.

Bu arada öğretmenler de kaliteli bir yaşam sürmeli. Maaşları çok uçuk rakamlar olmasa bile en azından rahat yaşam koşullarına sahip olmalılar. Çalışma saatleri de çok fazla olmamalı hem dinlenmeye hem de yapacağı bir sonraki ders için hazırlanıp dersi daha kaliteli hale getirmeye olanakları olmalı. Sonuç olarak eğitim kalitesini yükseltmek için yapılabilecek en mantıklı şey öğretmenler hakkında yapılacak olanlardır